Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

13 Mart 2012 Salı

2012 Dünyanın sonu mu ?


Mayaların ünlü takvimi, 21 Aralık 2012’de sona eriyor. Astronomi ve ölçümleme becerileri ile bilinen bu ünlü uygarlık, takvimi bu günde sonlandırarak ne demek istiyor? Bu dünyanın sonu mu demek oluyor?

Elbet teki bu kadar ciddi bir iddiada bulunmak anlamsız olurdu. Mayaların kehanetlerine göz gezdirirsek bahsedilen bitişin yeni bir döneme geçiş olduğu açıkça görülüyor. Ancak nasıl bir geçiş ve hangi anlamda bir geçiş olduğunu söylemek mümkün olmuyor. Maya kültüründe değişimin, temizlenme, yeni dönemler ve gittikçe yükselen bir öğrenme sürecinden oluştuğu görüyoruz. Aslında pek çok öğretide ve kadim kültürlerde de anlatıldığı gibi insanoğlu ruhani evrimini belirli zamanlarda tamamlamak ve bir üst basamağa geçmek zorundadır. İnsanoğlu öğrenimini acılar ve hatalar zincirinde tamamlayan bir yaradılışa sahip olduğuna göre bu evrensel geçişlerin de içinde hata ve acı barındırması kaçınılmazdır. Mayalıların bu döngüyü, yüksek astronomi bilgileriyle pekiştirip bir sonuca vardıkları konusunda pek çok uzman hemfikir. 21 Aralık 2012’de Maya hesaplamalarına göre Güneş, galaksimizin tam ortasında yer alacak. Yani, güneş sistemimizin içinde seyahat ettiği Milky Way (Sütlü Yol) 21 Aralık gününe gelindiğinde güneş sistemimizi tam ortalayıp, güneşi merkez kabul edecek. Bu enerji değişiminin dünyamız üzerine nasıl etki edeceğini söylemek mümkün değil ama yerküremiz durmaksızın hareket ediyor ve böyle bir enerji değişiminin yerküre üzerinde dalgalanma yapıp yapmayacağını ancak o gün geldiğinde öğreneceğiz. Uzmanlar, yerkürenin manyetik alanında zayıflama olduğuna dair bir takım sinyallerin olduğunu ve bunun da yerküre ekseninde kaymaya neden olabileceğini söylüyorlar. Ayrıca zayıflamış manyetik alanın yerküreyi güneşin etkilerine daha fazla maruz bırakacağını da ekliyorlar. John Mayer Jenkins, Maya Kültürü konusunda bir uzman ve ünlü bir yazar. Jenkins’in bu konu ile ilgili yorumu şöyle; “Biz bu sürece yeni girmedik. Mayalılara göre bu süreç 20 yıldan beri devam ediyor. Şiddetli fırtınalar, yıkıcı depremler ve tsunamiler, kasırgalar, dünya liderlerinin değişimi, savaşlar, gittikçe artan şiddet, yozlaşma gibi pek çok küresel olay yaşanması öngörüyorlardı, nitekim bunları yaşıyoruz. 21 Aralık 2012 gününe, pek çok bilim adamı tarihçi, metafizikçi gibi ben de önem veriyorum ama bugünün dünyanın son günü olduğuna inanmıyorum. Aksine bugünün insanlığı ve gezegenimizi daha iyi korumak için bir uyarı günü olacağına inanıyorum. ”

Kim bilir belki de bugüne gelindiğinde ünlü kâhin Nostradamus’un bahsettiği Altın çağ dönemi başlar ve insanlık daha iyi bir dünyada yaşamanın keyfine varır. Sonuçta hepimizin hayal ettiği, din, dil, ırk ayrımının yapılmadığı, adil, barışçıl bir yaşam şekli yaratmak. Bu her ne kadar çok uzak bir ihtimal gibi gözükse de küresel değişimlerle zorunlu bırakılabiliriz. Dileğimiz bu yönde.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder